
Paris. Pudra bulutlarının, ipek korselerin ve fısıltı hâlindeki skandalların başkenti. The Seduction, Valmont’un acımasız ihanetiyle yerle bir olan Marquise de Merteuil’in, kural tanımayan bir strateji ustası olarak yeraltından tepeye tırmandığı, nefes kesen bir yükseliş hikâyesi. İlk bölümde, Merteuil’in güvenli dünyası tek bir mektupla yıkılır: Valmont, onu bir siyasal ittifak uğruna satmıştır. İhanetin açtığı yarayı güce dönüştürmeye kararlı Merteuil, “namus”un en çok zenginlerin satın aldığı bir maske olduğunu görüp Paris’in zevk ekonomisine sızar. Lüks bir genelevin, nüfuzlu hanımefendilerin ve gölgede iş çeviren kâtiplerin arasında, arzuyu rehbere, bilgiyi silaha çevirir.
Orijinal not defterime düşülen cümleyle bitireyim: “Bazıları ateşle oynar. Ben, mumların nerede eriyeceğini yazarım.” Merteuil izlemeye değer; çünkü bazen en büyük devrim bir çift eldivenin içinde saklıdır.
1 Yorum (Popüler)
Lütfen yorumlarınızı saygı kuralları çerçevesinde yapınız.Yorum yapabilmek için üye olmalısın.
Giriş Yap