
Friday the 13th Murders, kötü şöhretli bir takvim gününün gölgesinde yaşanan gerçek cinayet dosyalarını santim santim inceliyor. Her bölüm, 13’üncü Cuma’da ya da o tarihin hemen civarında işlenen, arşivlerde tozlanmış veya manşetlere çıkmış bir vakayı; soruşturma dosyaları, uzman analizleri, tanık anlatımları ve sinematik yeniden canlandırmalarla adım adım çözüyor. Dizi, batıl inancın sadece bir uğursuzluk değil, bazen suçlunun psikolojisinde, toplumun algısında ve hatta soruşturma yöntemlerinde nasıl bir kaldıraç görevi görebildiğini cesurca ortaya koyuyor.
En sevdiğim anlar, bölüm finallerindeki o küçük entelektüel tokatlar: “Korku, boşluğu doldurur; kanıt, boşluğu ölçer.” İşte bu cümle gibi. Eğer takvimdeki bir sayının ardına saklanan hikâyeleri seviyor, suç belgesellerinde hız değil derinlik arıyorsanız, bu dizi tam size göre. Kapanışı kendi notumla yapayım: “13’ün suçu yok; ama iyi bir hikâyeye her zaman suç ortağı.” İzleyin, sonra takvime başka gözle bakın.
0 Yorum (Popüler)
Lütfen yorumlarınızı saygı kuralları çerçevesinde yapınız.Yorum yapabilmek için üye olmalısın.
Giriş Yap