
“Kendileri olduğu için sevilmek isteyen bir grup bekar, dış dünyanın dikkat dağıtıcı unsurları olmadan ruh eşlerini arama fırsatına sahip olacak ve evlenecek birini yüz yüze bile tanışmadan seçecek. Düğün günü geldiğinde gerçek dünya gerçekleri ve dış etkenler onları birbirinden mi uzaklaştıracak yoksa körü körüne aşık oldukları kişiyle mi evlenecekler?” Love Is Blind: Italy tam da bu soruyu, İtalya’nın yoğun duyguları ve aile bağlarıyla harmanlayarak soruyor. Milano’da kurulan ses geçirmez “pod”larda (kabın içinde kalp var dedikleri yer tam olarak burası), yarışmacılar yalnızca sesleriyle bağ kuruyor, kimliklerini, görünüşlerini bilmeden derin sohbetlerle bir “biz” olmayı deniyor.
Küçük bir şaka notu: Bazı çiftlerin iletişimi o kadar iyi ki, sanki Milano’daki trafik ışıklarını bile senkronize etmişler — bazılarıysa, kırmızıda durmayı yeni öğreniyor. Ama hepsinin ortak noktası şu: Gerçekten dinlediklerinde, aşkın sesi görüntüden daha yüksek çıkıyor. Eğer reality türünde sahici duygu, karakter derinliği ve üstüne İtalyan dokunuşu arıyorsanız, bu dizi bir oturuşta iki espresso etkisi yapar: Kısa, yoğun ve akılda kalıcı. Ciao, kalp!”
0 Yorum (Popüler)
Lütfen yorumlarınızı saygı kuralları çerçevesinde yapınız.Yorum yapabilmek için üye olmalısın.
Giriş Yap